Terörle İçsel Mücadele İçin…

Çok zor zamanlar yaşıyoruz. Vatandaş olarak bu günleri daha sağlıklı atlatmak için hepimize görev düşüyor. Kurumsal Eğitmen, Enerji Teknikleri Uzmanı Reyhan Elmasri böyle durumlarda neler yapmamız gerektiğine dair önerilerde bulundu:

Eğer bütün insanlığı uyandırmak istiyorsanız, bütünüyle kendinizi uyandırın. Dünyadaki acıları bitirmek istiyorsanız, içinizdeki karanlığı ve negatif enerjiyi yok edin. Aslında dünyaya verebileceğiniz en büyük hediye, kendi değişiminizdir. Lao Tzu

Adı – savaş, terör, aile içi şiddet, işkence – ne olursa olsun birçok hayvanın hayatını ve türünü idame ettirmesinde çok önemli bir özellik olan öfke ve şiddet insanlar açısından tarihin her döneminde en ciddi sorunların başında geliyor. Öyle ki tarih dersi deyince benim aklıma ilk savaşlar geliyor. Elbette ki Ata’mızın dediği gibi “geçmişini bilmeyen geleceğini yönlendiremez”. Ama insanlık tarihinde savaştan, şiddetten başka şeyler de var çocuklarımıza öğretebileceğimiz. Eğitim sistemlerimizi sevgi ve merhamet duygusu oluşturacak, ayrımcılığı ortadan kaldıracak, bilginin yanı sıra sağlıklı bir zihin sağlayacak hale getirmeliyiz. Tüm eğitim sistemini birden değiştirme şansımız olmasa da kendi ve yakınımızdaki çocuklardan başlayabiliriz.

Türkiye’de doğdum ve burada yaşıyorum. Onlarca yıldır pek çok siyasi, ekonomik krizlere şahit oldum. Bu sıralar gene zor bir dönemden geçiyoruz, sosyal psikolojimiz bozulmuş durumda. Genelde bir karamsarlık, endişe olsa da hayat devam ediyor. Ve inanıyorum biz bugünleri de- kurbanlar versek de – atlatacağız. En basit evrensel (ve de bilimsel) yasa her zaman geçerlidir; ne yaparsan sana geri döner. İyi niyetimizi koruduğumuz sürece bize gene iyilikler gelecektir.

İster kişisel yaşantınız için düşünün ister toplumsal, ortada kesin bir gerçek var: Bugünümüzü geçmişin üzerine kurduk. Yarınlarımızı da bugünün temelleri üzerine kuruyoruz. Dünyanın enerjisinde şiddet ve öfkenin yerini ne kadar azaltırsak barışa katkımız o kadar büyük olur. Aslında bizim doğamızda başkalarının acısını anlamak ve onları dindirmeye çalışmak da vardır.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir