Kişisel Mişisel Gelişim

Kişisel gelişim bir akım, moda, kaçış değildir. Tekamüldür, bireyin doğumundan ölümüne kadar yetenek ve potansiyelini geliştirmesi, hayat kalitesini artırması, hayallerini gerçekleştirmesidir. Nasıl mı? İşte böyle..

Kişisel gelişim” deyince sizin aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama ben çok ilginç ve farklı yaklaşımlarla karşılaşıyorum; “haaa demek sen de o işlere daldın sikrıt-mikrıt”, “bizim hanım da sardı o reiki meiki işlerine”, “şimdi o işlerle uğraşırsakevren bize istediğimiz herşeyi verirmiş öyle mi?”, “enerji işiyle uğraşıyorsun ya, bakışlarınla kaşık da bükebiliyor musun?, “astral seyahate çıkıyor musun?”.

Bazılarının bunu sadece modern sipiritüel bir uğraşı olarak algılaması, Amerika ya da Hindistan’dan direkt ithal edilen görüş ve metodlar konunun pek çok kişi tarafından ütopik birşey gibi algılanmasına neden oluyor.

Kişisel gelişim aslında bütünsel sağlıkla direkt ilgili, önleyici sağlığın temel taşlarındandır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan sağlık tanımı da şöyledir: “Herhangi bir hastalık ve güçsüzlük halinin olmaması ve bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam bir iyi olma durumudur.”

Dilimizdeki genel algıya baktığımızda “sağlıklı olmak”la “tam bir iyi olma durumu (wellness) arasında iki dağ vardır: zihinsel ve duygusal sağlık. Kendi kişisel, kurumsal ve profesyonel tecrübelerime ve gözlemlerime dayanarak en çok duygusal sağlığımızı ihmal ettiğimizi söyleyebilirim. Duygusal farkındalık oranı ne yazık ki çok düşük. Bu da kişinin kendi gelişimine engel olurken empati kurmasını da zorlaştırıyor, şiddet ve mutsuzluğu destekliyor.

Genelde çok büyük bir travma ya da çöküşle karşılaşmadan destek almak aklımıza gelmez. Ne zaman ki ciddi birdepresyona girer, panik atak geçirir ya da fiziksel olarak hastalanırız o zaman destek almak zorunda kalırız. Oysa vücudumuz, düşüncelerimiz ve duygularımız bir bütündür, birbirine tamamen bağlıdır ve etkileşim halindedir. Herhangi birinin enerjisi düştüğünde diğerini de etkiler.

Enerjinizi yüksek tutmak, sağlıklı kalmak, istediğiniz gibi ilişkiler yaratmak ve sürdürmek, verimli ve mutlu olarak çalışmak, mutlu bir sosyal yaşam için kişisel gelişiminize özen göstermeniz şarttır. Bunun için de öncelikle duygusal sağlık vefarkındalık. Hepimizin içinde siyah-gri ve beyaz alanlar var. Kişisel gelişimin bunları keşfetmenize, kendinizi olduğunuz gibi kabul etmenize, hayatınızın kontrolünü elinize almanıza, potansiyelinizi artırmaya, ilişkilerinizi güçlendirmeye neden olur.

Peki nasıl kişisel gelişeceğiz, işin uzmanından nacizane tavsiyeler:

• Kişisel gelişimi hayatınızın bir parçası olarak görün. Zaten kabul etseniz de etmeseniz de öyle, iyisi mi bunu farkındalıkla, kontrolü ele alarak yapın.

• Duygusal check-up yapın, yaptırın. Nirvana’ya ermediğinize göre mutlaka daha iyisi vardır.

• Önerilere, her türlü bilgiye açık olun ancak kesinlikle kendi iç sesinizi dinleyin. Örneğin; bir arkadaşınız size şiddetle bir kişisel gelişim kitabı tavsiye ediyor, şöyle bir bakın ama çekmiyorsa sakın okumak için zaman ayırmayın.

• Her meslekte olduğu gibi bu işte de aşırı ticari davrananlar, balon bir tanınmışlıkla bir şeyler yapmaya çalışan uzmanlardan uzak durun.

• Farklı yollar deneyerek kendinize uygun olanları bulun. Hiperaktif yapıya sahip olanlar meditasyonu sevmeyebilir, hareketle de içsel dinginlik sağlanabilir.

Yazımın linki için tıklayınız.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir