Şirketlerin %78’i Çalışanların Bütünsel Sağlığını (Wellness) Kritik İş Stratejilerinin Bir Parçası Olarak Görüyor

Çalışanların bütünsel sağlık/mutlulukları ve bağlılık programlarının kurum kültürüne entegre edilmesi konusu belirsizliğini korusa da işverenler başarıya ulaşmada bu stratejileri önceliklendirmeye devam ediyor. 600’den fazla İK ve ilgili üst düzey yöneticilerin katıldığı yeni yapılan bir araştırmada (State of Industry: Employee Wellbeing, Culture and Engagement) pozitif çalışanların tecrübelerinin üç ana özelliği ortaya çıkmıştır: bütünsel sağlık/mutluluk, kültür ve bağlılık. Bu analizde kurumlar bu alanlara yapılan yatırımların iş performansı üzerindeki ölçülebilir etkinlerini görebiliyorlar.

İşte bu araştırmadan birkaç çarpıcı istatistik:

Çalışanların Mutluluğu

  • Kurumların %78’I çalışanların mutluluğunu iş stratejilerinin çok önemli bir bileşeni olarakgörüyor
  • Stratejik olarak bütünsel sağlık programlarını uygulayan işyerlerinin %74’ü çalışan
    memnuniyetinde,, %65’i de kurum kültüründe gelişme görüyor.

Araştırmada sözü edilmese de çalışanların genel sağlık ve mutlulukları konuları hem çalışanlara hem de işverenlere çok önemli faydalar sağladığı bir gerçek. Bu faydaları çalışanlarına sunan ve sayıları hızla artan kurumlar; hem işe alım, hem de çalışanların sadakati için bu tür uygulamaların yokluğunu stratejik dezavantaj olarak görüyor.

Kültür

  • Kurumların %95’i iş hedeflerine ulaşmada kurum kültürünün çok önemli olduğu görüşünde
  • Kurumların %80’i bir sonraki yılda kurum kültürünü geliştirmeyi planlıyor

Bu istatistikler sürpriz değil. Ancak çalışanlar kendi kültürlerini ifade etmede ve hayata geçirmede zorlanıyor. Farklı kültürlerden çalışanları kapsayan gruplar bu anlamda kurumsal kültürü bütüne yaymakta zorlanıyorlar.

Bağlılık

  • Çalışanların bağlılığına yapılan yatırımların iş sonuçlarına geri dönüşü: %56 çalışan memnuniyetinde artış, %40 kurum kültürünü geliştirme ve %14 kârlılıkta artış olarak saptanmış.
  • Katılımcıların %88’inin en önemli öncelik olarak kabul etmesiyle çalışanların bağlılığı kurumların kilit odağı olarak kalıyor.

Bağlı iş gücünden kaynaklanan değer geniş ölçüde kabul görüyor, ancak kurum kültürüne benzer şekilde çalışanlar bu alanlarda zorlanıyor. Bağlı bir çalışan “işini tamamen özümsemiş ve motivasyonu yüksek olduğu için kurum itibarı ve çıkarları yönünde pozitif aksiyonlar alan” olarak tanımlanıyor.

Çalışanların mutluluğu ve bağlılığı sıkça beraber anılıyor çünkü kendini daha iyi hisseden ve çalıştığı kurumun kendi mutluluklarına gerçekten önem verdiğini bilen çalışanlar kurum vizyonunu ileri taşımak için çok daha hevesli. Kurumların ve işverenlerin bağlılığı arttırmak, çalışanların mutluluğu gibi programları bünyesine alması karşılaştıkları zorlukları aşmak için gereksinim haline geliyor.

Kaynak: http://blog.wellable.co/

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir